26 Ağustos 2016 Cuma

Ufak Bir Değişiklik

Merhaba! Nasılsınız :)
Buraları bir hayli ihmal ettim farkındayım, birçok bahane de sıralayabilirim ama çoğunlukla zamanım olmadı diyebilirim. Zaman bulduğum günlerde ise kendimi geri dönüşe hazır hissetmedim. Neredeyse bitmek üzere olan bu süreçte gezdiğimi buna paralel olarak kendime zaman ayırdığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Bu süreç içerisinde yeni kararlar aldım ve onlardan birisi blogumla ilgiliydi. Önceleri genellikle kozmetik üzerine oluşturmuş olduğum blogum, makyajın hayatımdaki yerinin giderek küçülmesinin de etkisiyle son buldu. Yeni kararlarım için blogumun ismini değiştirme ihtiyacı duydum. Böyle daha şık olacağını düşündüm.
Ancak almak istediğim domain daha önce defalarca kez türlü şekillerde alındığından bana da l1veloveread kaldı.
Live-love-read yani, yaşa sev oku.
Türk edebiyatında sanatçılar birey için sanat yapanlar ve halk için sanat yapanlar olarak dönemlere ayrılıyor ya hani, bundan öncesinde deneyimlerimi başkalarının faydalanması için yazıyordum. Bundan sonra ise daha kişisel bir şeyler yapmayı planlıyorum. Türk edebiyatından yola çıkarak fikir vermek istedim ama umarım başarılı olmuştur, okuyanlar olursa umuyorum ki çok keyif alırlar.
Bu yazıda hem değişimi duyurmayı hem de gezdiğim yerlerden benim gözümden hallerine/çekimlerime yer vermek istedim.
Fotoğraflara isim yazmak istemiyorum. Fotoğraf çalmak, kendisininmiş gibi kullanmak üzerine; bu kişiler için yapabileceğim bir şey yok. Dilediğince eğlenebilirler. Keyifli vakit geçirmek için buradayım, hepsi bu.

Tatilin başlarında Urla'da bulundum.
Bu yıla kadar denizi çoğunlukla kirliydi, bu yıl temizlenmiş ve iskelenin olduğu bölge mavi bayrak almış.

(Torasan)

Urla'da birbirinden güzel koylar var. Bunlardan biri Altınköy. Denizi oldukça soğuk.
Plajı çok ince kum.


Deniz kenarında havuz, restaurant, soyunma kabinleri, duş, kafeteryası bulunan ufak bir işletme var, burada giriş ücreti ödemeden duşlardan bile yararlanmak mümkün değil. Bu arada havuz da deniz suyundan.


Çeşmealtı;




Çeşmealtı, balık yemek için en ideal yerlerden. Gece pazarı için de gidilebilir.
Gece pazarında en çok ilgimi çeken her sokak bir isime sahipti, kınalı bamya, enginar, zeytin yaprağı gibi. Ege'ye özgü.

Akkum, restaurant ve kafe alternatifinin çok olması nedeniyle diğer yerlere fark atıyordu.  Hemen ilerde bir halk plajı var.

Kuşadası,


Milli park, çamlık da deniyormuş. Taşlardan oluşan plaj rahatsız edici olsa da hemen yanında serin, gölge bir orman olması neden hep kalabalık olduğunu açıklıyor zannedersem. Piknik keyfine eşlik eden deniz kokusu diyorum :)  Zeus mağarasına da uğradık. Keşke  Zeus bu kadar kötü kokmasaydı buz gibi sularına kendimi bırakmak isterdim. Yanı başımda bile nedense herkes sigara içiyordu. Böyle güzel,  doga harikası bir yer için etrafındaki insanları fazla düşüncesiz buldum.  Bence bu ve bunun gibi değerler daha sonraki nesiller için de bir zenginlik olarak devam etmeli.  Umarım çok geçmeden anlayabiliriz.  Her neyse.



Selçuk Pamucak,

Denizi de oldukça güzeldi.
 Selçuk'ta denize karşı bir kır düğünü :)

Ve gelelim bugüne kadar gördüğüm en güzel sokaklar! Ayvalık, Cunda.
Sokakları öyle güzel, insanlar o kadar candan ki sanki uzun zamandır tanışıyormuş orası sizin yerinizmiş de bir süre uğramamışsınız gibi davranıyorlar. Her yerde kediler var, insanlar kedi kediler de insan seviyor. Burada ömür uzar. Gezerken çoğu zaman keşke tüm dünya tıpkı buradaki gibi olsa diye geçirdim içimden. Tüm sokaklarda duvarlara gerçek veya yapay çiçekler, süs ya da antika eşyalar asılıydı.







Buraya kadar Cunda. Dondurmasını denemeli, genelde yanında bol şerbetli lokma hediye ediyorlar. Belki varsa kavun içi dondurma :) Bir de unutmadan sakızlı kurabiyesini!
Buradan sonra ayvalık. Sarımsaklı'ya da uğradım ama fotoğraf çekme şansım olmadı.













Son olarak tüm ayvalık ve midilli adasının göründüğü şeytan sofrası. Çokça ziyaret edilmesinin bir diğer nedeni orada bulunan ayak izi. Rivayetlere göre eski zamanlarda burada yaşayan kendini halktan soyutlamış, Panolope yani şeytan lakaplı biri yaşıyormuş, Kıtlık yaşayınca sebebinin panolope olduğu gösterilmiş halk ona karşı kışkırtılmış ve linç etmek için buraya gelmişler. Bunu öğrenen Panolope onları oyalamak için bir tek kuş sütü eksik denilebilecek sofra kurmuş. Halk sofra ile oyalanırken Panolope kaçmayı başarmış ve burası da şeytan sofrası olarak  isim bulmuş.
İşte böyle. Görüşmek üzere!
^^

27 Haziran 2016 Pazartesi

Açık Tenliler İçin Allık & Aydınlatıcı & Bronzer

Merhaba,
elimde bulunan allık, bronzer, ve aydınlatıcıları tek bir başlıkta toplamak istedim.
Beyaz tenliyim, çok hassas çabucak kızaran bir cilt tipim var. Allık seçimlerim genelde doğal duran renklerden oluyor. 

26 Haziran 2016 Pazar

Nail Art Çalışmalarım (Video ile)

Merhaba, mutlu bir pazar geçirin! 
Son dönemde blogumda pek aktif olmayışımın nedeni kendimi nail art konusunda geliştirmeye daha fazla zaman ayırıyor olmam. :)
Aynı zamanda benden çalışmalarımın videoları isteniyordu. Bu istekleri yerine getirmeye çalıştım tatile çıkmadan evvel. Başlarda nail art konusunda öğretmeye yönelik videolar hazırlayacak seviyede görmüyordum kendimi. Bu aşamaya kadar bu tutumu sürdürdüm. Yorum yazanlar, instagramda mesaj atanlar  ve yakın arkadaşlarım sayesinde cesaret aldım. Video yapmak tasarım çalışmaktan daha zor benim için :))
Teknik donanımı, zaman ayarlaması, müzik seçimi her şeyiyle bir bütün. 
Erkek arkadaşım bir kaç video çalışmamı izledi çok beğendiğini ifade etti bundan sonrakiler için müzik seçimlerime destek olacakmış. Hatta bir sonraki çalışmanın taslağı hazır. 
Umarım çok seversiniz! 
En çok hangi çalışmayı beğendiğinizi yorum yazarsanız çok sevinirim. ^^
Video olmadan hazırladığım çalışmalarımı instagram hesabım üzerinden de görebilmeniz mümkün. 
İnstagramda bana ve diğer nail art çalışmalarıma @leydiiblog olarak ulaşabilirsiniz. (Üzerine tıklamanız yeterli)
Daha önceki nail art çalışmalarıma ulaşmak için -> NAİL ART 
İstek çalışma,öneri,eleştirilere her zamanki gibi açığım.
Görüşmek üzere :)
Bu çalışmada kullandığım ojeler,
baz ojem pastel nude dust. Gülleri oluşturmak için kullandığım renk flormar 409, yapraklar için alix avien 293.




                    
Kullandığım ojeler,
Baz ojem essence 37. Çiçek baz rengim pastel 61, üzerine açık pembe pastel 144, Yapraklar için alix avien 293.

Kullandığım ojeler,
baz ojem pastel 93. Beyaz ojem golden rose color expert 02. Güller için pembe, golden rose paris serisi 24. Yaprak rengi pastel 77.


25 Haziran 2016 Cumartesi

Neutrogena deep clean Göz Makyaj Temizleyicisi

Merhaba, 
nasılsınız? Yaz gelince rahatlarım bloguma daha çok zaman ayırırım diye düşünmüştüm ama bazı şeyler planladığım gibi olmadı. 

19 Haziran 2016 Pazar

Vücut Bakım Rutinim/Vücut Fırçalama

Merhaba,
bu yazıda uzun zamandır düzenli olarak uyguladığım vücut bakım rutinimden ve vücut fırçalama tekniğinden bahsetmek istiyorum.
Vücut fırçalama ne işe yarar, nasıl ve ne sıklıkla uygulanır?
Vücut fırçalama; cildi ölü derilerden arındırır, lenf sistemini uyarır, kan dolaşımını hızlandırır, selüliti yok eder, batıkları/gözenekleri temizler, toksinlerden arındırır vücudu rahatlatır. Hızlı kilo değişimi nedeniyle oluşabilen çatlak görünümünü azaltır.
Vücut fırçalama için gerekli olan fırçanın, genellikle doğal kıl olması tavsiye ediliyor. (At kılı.) Ben watsons ya da gratiste yumuşak olan fırçalardan tercih ettim. Fiyatları son derece uygun.

13 Haziran 2016 Pazartesi

Film Önerileri

Merhaba! Film izlemeyi sever misiniz? Ben son zamanlarda hint sinemasına meraklandım. Hint sineması sevmeyenler için hemen daha önce yazdığım filmler de alternatif olabilir belki^^

8 Haziran 2016 Çarşamba

Note 11 Numara Oje; Rose Shell

 Merhaba, nasılsınız? 
Oje inceleme yazılarına biraz ara vermişim fark etmeden. Hemen bir yenisini eklemek istedim.

6 Haziran 2016 Pazartesi

Norm Bitkisel Ürünleri İlk İnceleme

Merhaba, nasılsınız? Geçtigimiz haftalarda norm bitkisel'den çok güzel bir paket geldi. Ürünleri deneyip, tarafsızca yorumlamamı rica ettiler. Paketi alır almaz ürünleri denemeye başladım ve bu yazıda tek başlıkla ilk yorumlarımı yazmak istedim. Ardından tek tek inceleyeceklerim de olacak.